Johannes Kepler(1571- 1630) Babasi yoksul bir parali asker, annesi de bir hancinin kiziydi. Baslangiçtan beri bozuk olan sagliginin üç yasinda yakalandigi ve gözleriyle ellerinin zayif kalmasina neden olan, çicek hastaligindan sonra daha da kötülesmesi nedeniyle ailesi din adami olarak yetistirilmesine karar verdi. Çok yoksul bir aileden gelmesine karsin üstün zekasiyla küçük yasta dikkatleri çeken Kepler, Württemberg dükünün yardimiyla Tübingen Universite'sinde sürdürdügü ögrenimini 1588 de bitirdi.
1591'de ayni üniversitede lisansüstü çalismasini tamamladi. Michael Mästlin'in Tübingen'deki astronomi derslerini izleyerek Copernik sistemini benimsemesi Keplerin sonraki yasami açisindan önemli bir dönüm noktasi oldu. Daha sonra basladigi ilahiyat ögreniminin son yilinda iken Graz'da ki Lutherci lisede bosalan matematik ögretmenligine atandi. Böylece ilahiyat ögrenimini birakmis oldu. 1594'te gittigi Graz'da evrenin yapisina iliskin arastirmalarina basladi. Platoncu felsefenin ve Pythagorasçi matematigin etkisiyle evrende var olduguna inandigi matematiksel uyumu ortaya koymaya çalisti. Bu amaçla eski yunalilardan beri bilinen ve Platon cisimleri olarak adlandirilan bes düzgün çokyüzlüden yararlanmayi düsündü. Uzay da yalniz bu bes düzgün çokyüzlünün var olabilecegi eski yunanlilarca kanitlanmisti. Bu bes düzgün çokyüzlü sunlardi. Dörtyüzlü (yüzleri dört eskenar üçgen olan piramid),küp,sekizyüzlü(sekiz eskenar üçgen), onikiyüzlü(oniki düzgün besgen) ve yirmi yüzlü(yirmis eskenar üçgen). Bu çok yüzlüler köselerinden geçen birer küre içine yerlestirilebildikleri gibi bunlarin içine yüzlerine orta noktalarindan teget olacak biçimde birer küre yerlestirilebilir. Copernik astronomisi her biri bir küre üzerinde dolanan alti gezegen taniyordu. Kepler bu alti gezegenin üzerinde dolandigi kürelerin aralarinda bes ploton cismi bulunacak biçimde iç içe yerlesmis durumda olduklarini öne sürdü. Kepler 1600'de, o siralarda imparatorluk matematikçiligine atanan Tycho Brahe'nin yanina gitti ve onun asistani oldu. Brahe ertesi yil ölünce imparatorluk matematikçiligine atandi. Kepler yildizlarin insanlarin yasamlarini yönlendirdigi yolundaki bos inanci redetmesine karsin, evren ile insan arasinda belirli bir uyum olduguna inaniyordu ve astrolojiye dayanan öngörüleriyle ün yapmisti. Tycho Brahe'nin arastirma grubunda Kepler'e Mars'in incelemesi görevi verilmisti. Ama o önce isigin atmosferde kirilmasi olgusunu incelemek gerektigi kanisina vardi. Dis uzaydaki gökcisimlerinden gelen isik isinlarinin, Yeri çevreleyen yogin atmosfere girdiklerinde nasil kirildigi konusundaki arastirmalarinin sonuçlarini Ad vitellionem Paralipomena Quibus Astronomiae Pars Optica Traditur(astronomideki optik konularin incelenmesi konusunda Vitellio'ya ek) gibi alçakgönüllü bir baslik altinda yayimladi.Brahe'nin gözlem sonuçlarini dairelerden olusan ve düsünebildigi her türden yörünge biçimine uydurmaya çalisip basariya ulasamayan Kepler, Kopernik'in görüslerinden de esinlenerek, dairesel olmayan yörüngeleride ele aldi. Ve dogru sonuca ulasti. Mars odaklarindan birinde Günes bulunan eliptik bir yörüngede dolaniyordu. Gezegenler yörüngede dolanirken esit zaman araliklarinda esit yol almiyordu ama gezegeni günese birlestiren dogru parçasi esit zaman araliklarinda esit alanlar tariyordu Bu iki yasa bügün Kepler'in birinci ve ikinci yasasi olarak bilinir. Keplarin üçünçü yasasi ise Gezegenlerin günese olan ortalama uzakliklarinin üçünçü kuvveti , yörüngedeki dolanma sürelerinin karesiyle orantilidir. Bu üç yasa yarim yüzyil sonra Isaac Newton'un evrensel kütle çekimi yasasini bulmasinda belirleyici rol oynamistir.